1 Kasım 2011

Bir söz
Çok yükseğe çıkamam, bende "yükseklik" korkusu var, Ve kimseyi yarıyolda bırakamam bende "alçaklık" korkusu var. 
Oğuz Atay


Bir Şiir


66. SONE
Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz, 
Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
O kız oğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
Ezilmiş, hor görülmüş el emeği, göz nuru,
Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın, 
Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın, 
Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen'e,
Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama, 
Seni yalnız komak var, o koyuyor adama

William Shakspeare

Bir resim
İşyerimin terasından İstanbul - Haziran 2011

Evet, eninde sonunda geleceğimiz yermiş İstanbul.. taki 23 yıl sonra.
85 yazıydı...Bir gün evimin yolu üzerindeki yokuşu çıkarıken dalgın bir şekilde , yerde bir oyuncak parçası gördüm. Kamyonunun damperi falandı sanırım. Bende topa vurur gibi oyuncak parçasına vurdum. Birkaç metre ileriye doğru düşen oyuncağı almaya koşan bir kızı fark ettim , onu yerden alıp bana doğru geldi ve kızgın bir ifadeyle; “yerde duran her şeye vurmak zorunda mısın sen?” deyip sonrada uzaklaşmıştı. Kızgındı. Uzun sarı saçlıydı. Mavi gözlüydü al yanaklıydı. İlk defa görmüştüm. O anki ses tonuysa hâlâ kulaklarımda çınlar. O yaşta öfkeli ve gür bir sese sahip ilk defa bir kız görmüştüm.. Oracıkta donup kaldım.. eve giderken "bu da kimdi? Evet, eve geldiğimde üzerimdeki şaşkınlığı, kulağımda çınlayan o gür sesi atamamıştım.Geceleri uyuyamadığım... Zaman zaman pencereden bakıp onu görebilirmiyim diye saatlerce bakınmama sebep olan o kız. Arada bir de karşılaştığımız yere ve o yol boyunca sürekli gidip gelirdim yavaş yavaş ağır ağır etrafıma bakınarak. Neydi bu kadar etkileyen şey. Küçük kasabada herkesi tanırdım "ama bu kimdi? "Belkide bir kaç günlüğe gelmiş misafir diye düşündüm. Unuttum derken, okullar başladı.Toz duman, gürültü ve patırtının içinde yeni gelen ve meraklı gözlerle etrafa bakan bir kız gördüm evet oydu.. Yine gürleyecek diye korktuğumu hatırlarım.Daha sonra kendini tanıttı ve insani yönü çok gelişmiş iyi bir arkadaş ve çalışkan birini tanıyacaktık

Yıllardan sonra internetin yaygın olarak kullanılmasıyla birlikte ilkokul arkadaşlarımızı da bulmuştuk. İlkokuldan arkadaşımla düzenli olarak görüşürdük. Ondan haberini alırdım. Bankacı olduğunu duyunca şaşırmıştım. Yazar, akademisyen falan olur diye düşündüğüm kız, bankada sayılarla uğraşan şube müdürüydü.

Facebook'la birlikte arkadaş eklemelerden sonra o ilk karşılaştığım anı ve onla ilgili detayları yazmıştım mesajda. 2008 yazında ziyaret ettim ve bir resim hediye ettim. Çok fazla değişmemişti o çocukluk halinden. Ama özlediği her halinden belliydi çocukluğu, o günleri..
"Bankacı olacağın aklıma hiç gelmezdi" dedim..
"Benimde hiç aklıma gelmezdi.. :)) "

Hayat tuhaf.. aşklarda öyle..

Bir şarkı
O yıllardan bu şarkı aklıma gelir..ve şarkıyı dinlerken de uzun sarı saçlı,. mavi gözlü al yanaklı.. o kız. Sınıfta blendax reklamında geçen sözleri taklit ederdi..reklamın müziğinde de bu şarkı vardı. "Take my breath away" da vardı bide.. Sonuç; bilinçaltıma işlenmiş dolaysıyla..






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

80’Lİ YILLARIM...

25 Ekim 2011

5 Mayıs 2012