29 Kasım 2011

Bir kitap

Küçük Prens


İlkokul 4.sınıftayken o zamanlar ders kitabının arka sayfalarında okumuştum ilk defa. Öğretmenimiz buradan bir yazı çıkarmamızı istemişti.  Bana çok yakın gelmişti hikaye, kendimi kahramanın yerine koymuştum. O zamanlar filmini izlemiştim bu yüzden yazmak zor olmamıştı.. yazdığım yazı öğretmenimin de hoşuna gitmişti. Yıllar sonra tekrar okudum lisede.. sonra üniversite de. Hikaye bana çok farklı ve derin gelmişti okudukça. Aslında anlatılan Küçük bir çocuğun gezegenler arası yolcuğundan ziyade insanın içsel yolculuğuydu. Bu yolcuğu sırasında hayatın sorgulamalarını yapan bir çocuk. Her okuyuşta farklı bir yanını keşfetmekti kitabın en güzel yanı
Hikayenin en can alıcı kısmı Küçük Prens'in tilkiyle olan konuşmaları..yazarın gerçek hayatında yaşadığı durumu anlatır. 
"Gülünü senin için önemli kılan, onun için harcamış olduğun zamandır...insan sadece evcilleştirdiği kişiyi anlayabilir" cümlesinde yatıyordu. Hikayenin kahramanı Küçük Prens, yazarın sevdiği eşi Consuelo idi. Fanusu içinde koruduğu gül ise onun Consuleo ile olan fırtınalı evliliğiydi. Küçük Prens in hikayesi bir anlamda Gülünü korumak için yaptığı yolculuktu. Ve bir yılanın zehriyle ölür. Yazar Saint – Exupéry'inin gerçekte ki ölümü de intihar olduğu söylenir.. 

Tilki uzun bir süre küçük prense baktı. Sonra da, "Lütfen... Evcilleştir beni!" dedi.
"Çok isterim," dedi küçük prens, "ama burada çok kalamayacağım. Bulmam gereken yeni dostlar ve anlamam gereken çok şey var."
"İnsan ancak evcilleştirirse anlar," dedi tilki. "İnsanların artık anlamaya zamanları yok. Dükkânlardan her istediklerini satın alıyorlar. Ama dostluk satılan bir dükkân olmadığı için dostları yok artık. Eğer dost istiyorsan beni evcilleştir."
"Seni evcilleştirmek için ne yapmalıyım?" diye sordu küçük prens.
"Çok sabırlı olmalısın," dedi tilki. "Önce karşıma, şöyle uzağa çimenlerin üstüne oturacaksın. Gözümün ucuyla sana bakacağım, ama bir şey söylemeyeceksin. Sözler yanlış anlamaların kaynağıdır. Her gün biraz daha yakınıma oturacaksın..."
"Aynı saatte gelmen daha iyi olur," dedi tilki. "Örneğin sen öğleden sonra dörtte geleceksen, ben saat üçte mutlu olmaya başlarım. Mutluluğum her dakika artar. Saat dörtte artık sevinçten ve meraktan deli gibi olurum. Ne kadar mutlu olduğumu görmüş olursun. Ama herhangi bir zamanda gelirsen yüreğim saat kaçta senin için çarpacağını bilemez. İnsanın belli alışkanlıkları olmalı..."
"Alışkanlıklar mı?"
"Evet. "
-
"Gülünü senin için önemli kılan, onun için harcamış olduğun zamandır."
"Onun için harcamış olduğum zaman..." diye yineledi küçük prens. Unutmamalıydı bunu.
"İnsanlar unuttular bunu," dedi tilki. "Ama sen unutmamalısın. Evcilleştirdiğimiz şeyden sorumlu oluruz. Sen gülünden sorumlusun..." "Ben gülümden sorumluyum," diye yineledi küçük prens. Bunu da unutmamalıydı…

...

"Gece yıldızlara bakarsın. Benim ülkem o kadar küçük ki nerede olduğunu göremezsin bakınca. Ama böylesi daha iyi. Yıldızım, herhangi bir yıldız olacak senin için. Böylece bütün yıldızları gözlemeyi seveceksin. Hepsi dostun olacak...herkesin bir dostu var ama kimsenin ki birbirine benzemiyor. Yolcular için pusula, kimileri için ufak tefek bir ışık, bilginler için çözülmesi gereken sorundur yıldızlar. Sözüne ettiğim iş adamına göre ise altından başka bir şey değildir. Gel gelelim bütün yıldızlar suskundur. Yalnız sen , herkesten ayrı bir göreceksin onları... Onlardan birinde ben oturuyorum., ben gülüyorum diye geceleri gökyüzüne baktığında sana bütün yıldızlar gülüyormuş gibi gelecek. Gülmeyi bilen yıldızların olacak senin... Bir gün üzüntün geçince(çünkü zamanla geçmeyecek üzüntü yoktur) beni tanımış olduğuna sevineceksin. Hep dostum olarak kalacaksın. Gülmek isteyeceksin benimle birlikte. Koşup pencereyi açacaksın. Gökyüzüne gülerek baktığını gören dostların şaşacaklar. Onlara diyeceksin ki, "Evet, ne olmuş, yıldızlara bakarken gülerim ben!" Seni deli sanacaklar başına çorap öreceğim bir güzel!
...Ölmüş görüneceğim ama bu doğru olmayacak...Bırakılmış eski bir deniz kabuğu gibi olacak kalıbım. Eski deniz kabuklarına acınmaz ki."

KÜÇÜK PRENS, Antoine de Saint-Exupéry

Bir şarkı



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

80’Lİ YILLARIM...

26 Ekim 2011