15 Ekim 2011



Bir Söz


Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun..
Martı Sevdiği Denizden asla Vazgeçmez
A. Capus


Bir Şiir


hayatın en hüzünlü anı,

mevsimine kapıldığın kişinin
bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını
anladığın andır.


bırak, gitsin..
bırak, git.. 


mayakovski

Bir Resim






İçimizde, evimizi ısıtan kuzinenin, meraklı bir o kadarda sabırsız gözlerle dışarda yağan karın sıcaklığı hala geçmemiştir. Kardan adamdı en sevdiğimiz dostumuz..kendi elimizle yaptığımız dost.. sonra eriyip gider gözümüzün önünde..ama pek farklıda değildir gerçek hayattada gözümüzün önünde bulamadığımız dostlar..eriyip giderler belki birgün hatırlanmak için.Biz büyüdük adam olduk belki. Aklımız fikrimiz hep o anların hayalini yaşıyor.yeniden çocuk olabilmek.. Çocukluk böyle birşey.. okul yollarında Clementine nin şarkısı..ne anlama geldiği çok önemli değildi o zamanlar.. ya şimdi. ta derinlerde hiç bitmeyecekmiş gibi hep o günlere ait..

Bu resme büyük anlam yükleyen, paylaşımlarını, sevgisini, ilgisini hiç bir zaman esirgemeyen çok değerli ağabeyimiz tiyatro sanatçısı Alpay İzbırak'ı sevgiyle ve saygıyla anıyorum..Nur içinde yatsın..

Bir şarkı


Sanırım 84-85 yıllarıydı.. TV nin daha açılmadığı saatlerde radyonun başında geçirirdik vaktimizi.Radyoda genç bir sanatçı şarkısını anlatıyordu. Şarkının en vurucu yanı;"görmeyeli buralara olanlar olmuş, olanlar olmuş" mısrasıydı.. Askerliği sürecince ayrı kalmış ve döndüğünde farklı bir şehirle karşılaşan genç şehri en tepeden gören noktasından baktığında bu sözcükleri sıralar olmuş.. Kalsaydı farkında olabilir miydi bu kadar değiştiğinin.. ve osıralarda babamın emekli olmasına bir kaç yıl kala bahsedilen bu şehre gitmeyi hayal ediyordum.Kartpostallar geliyordu..Hep yeşilliklerle dolu..Temenyeri, Kültürpark tarafları.. "memleketim kadar güzelmiş ama bu genç şarkıcı neden bu kadar sitem ediyordu bu şehir için".. dedim.. Gelen kartpostallar insanın hayallerini süslüyordu..koca kentler..Bursa İstanbul, izmir...

Sonra birgün geldim bu şehre.. Kartpostallarıın arkasına mutluluk dileyen insanların mutsuz, resimdeki ağaçların yerinde kocaman binalar, aralarından geçen sokakları dolduran güzelliklerini örten çarşaflı kadınlar.. "ben neredeyim?" dedim.. Küçük bir Doğu karadeniz kasabasında gördüğüm o güleç, sevgi dolu insanları, komşulukları,yaşantıları,arkadaşlıkları bulamamıştım.. Bütün güzel olan ne varsa şehrin arkasına saklanmış bulunduğunda yok edilmeye mahkum..Her gün değişen yollar binalar ve hatta insanlar.. "yoksa bendemi farkında olmadan değiştim" demeye başladım..

Kocaman istanbul, onu kıskanan Bursa.. kartpostallarda göründüğü gibi durmuyorlar.Küçük bir kasabanın büyük yüreği olamayacak kadar küçükler benim gözümde artık.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

80’Lİ YILLARIM...

25 Ekim 2011

5 Mayıs 2012